16 Mart 2010 Salı

Kendini Ağırdan Satma Merakı


Evet!, Herkes kendini özel görür aslında, öyledir de bir bakıma. Farkındaysanız buraya kadar hiçbirşey demiyorum, susuyorum hatta.
Ancak son günlerde solunan havanın azot oranından mıdır?, kapalı alanda sigara tüketimi olmamasından mıdır? yoksa benim kendi hüsnü kuruntumdan mıdır nedir?, herşey gözüme batıyor, beni sinir ediyor ey blog!.
Çevremdeki bütün insanlarda ve çevresinde olmaya çalıştığım güzel mahlukatta, bir kendini beğenme, bir ben aslında öyle değilim, böyleyimdirci zihniyet baş gösterdi, yada ben yeni yeni uyanıyorum.
Ulan!, Ey insanlar ben sizi zaten siz olduğunuz için seviyorum!. Bir bok olup yada olmaya çalışıp, tezzeğe karışınca olmuyor o filmde görüp özendiğiniz aşklar, hayatlar, arkadaşlıklar. Bu selebriti olma merakı ne pis bir bulaşıcı hastalıkmış kardeşim, inanılmaz bir şekilde yayılıyor çevremde, resmen durduramıyorum. Çevremden bir aklı selimde çıksa, gelse bana "ne yahu bunların hali" deyip, yalnızlığımı paylaşsa, oturup hallerini davranışlarını izlesek. Resmen havalara uçucam, havada takla falan atacam. Hatta yetenek sizsinize bile katılabilirim, o kadar kötü durumdayım, siz anlayın artık. Kendinize gelin kardeşim, kendiniz olun, başkalarının replikleriyle gelmeyin benim karşıma!.

7 Mart 2010 Pazar

Yeni Başlayanlar için Ayrılık


Sonucu hemen hemen bellidir, klasiktir. Göz yaşı dökülür bazen, bazende "biliyordum zaten", "haklısın yürümüyordu" numaralarına başvurulur. Ümit kalmadığının anlaşıldığı anda ise "arkadaş kalalım" diye saçma bir cümle kurulur. Amaç gözünüzün önünde tutmaktır onu, nefesini solumaya devam etmektir, tiryaki olmuş büyeyi bir anda onsuz bırakmamaktır, alıştırmaktır.

Çok koyar insana bazen, bazende sonu olmayan filmi çöpe attım etkisi yaratır. önce geçmişe dönmek için bakılır gökyüzüne, bir zamanlar değer verdiğiniz kişi düşünülür "iyi oldu mu?" "atlattı mı?" diye sorular soran bir melek olursunuz bir anda, çok geçmeden kendinize yöneltirsiniz aynı soruları, ilk etapta cevaplamaya cesaret edemezsiniz, hemen şeytan kesilip "banane yahu!" deyip, gözlerinizi ayırırsınız gökyüzünden. "Artık özgürüm" diye mırıldanırsınız kendi kendize, ama gittiğiniz her mekanda ondan kalan bir anıya sahipsinizdir. Karşıda duran o boktan tabloya bile bayılıyordur o. Söküp atmak, çevreye zarar vermek istersiniz, kendinize gelip frenlersiniz kendinizi. Daha sonra "ben mutluyum" diye sorunuzu yanıtlama ihtiyacı duyarsınız, özenle kendinizi inandırırsınız.

Artık sizin için önemli olan yeniden başlamaktır. ondan kalanları kısmen çöpe atmak, hafızanızı gerekli/gereksiz bilgilerle doldurup, gökyüzüne gelecek için bakmaktır, en azından çabalamaktır.

13 Şubat 2010 Cumartesi

Sigara ve A$k

Kavgayla başlar önce ilişkiniz, sizi öksürtür, iğrenirsiniz ondan. çevrenizdekilere bakıp, "bu mudur?" diye sorarsınız sonra büyük bir hışımla yere atarsınız. Sen bana uygun değilsin bakışı eşliğinde ayaklarınız altında çiğnenirken o, sinsi sinsi güler, "yine döneceksin, biliyorum" der. anlam veremezsiniz önce, hayatınıza kaldığınız yerden devam edersiniz. sonra günler geçer, haftalar geçer, beklemediğiniz kötü bir durum olur, çok kötü hissedersiniz, masanın üstünden usulca size seslenir, "ben sana aitim, benim ol" der, yine zayıf anınızdan faydalanmıştır. Siz kabul etmesenizde, içinize işlemiştir, başlamıştır ilişkiniz. Artık iyi hissettiğinizdede yanınızdadır, hayatınızdadır çünkü.

Aileniz karşıdır bu ilişkiye, biliyorsunuzdur, o yüzden gizlersiniz onu, kendinize göre planlar yapıp, gizli gizli buluşursunuz. yer, mekan farketmez onun için, "nereye gidersen git, seninleyim" der. Fazla sürmez bu gizem, her an onunla olmak istediğiniz için açığa çıkar ilişkiniz, ailenizi bile karşınıza alırsınız, neyi savunduğunu bilmeden büyük bir hışımla isyan edersiniz, savunursunuz onu, beraberliğinizi açıklayacak sebepler bulursunuz. O bunları, yakından seyredip, yine yanınızda olur, kol kanat gerer size, "beni terketme" der bakar gözlerinizin içine. "Yok olmaz" dersiniz önce ama bir bakmışınız, yine yanınızda, yine berabersinizdir. Aile fazla karşı koyamaz bu ilişkiye, çünkü onlarda yakından tanıyordur, hatta birkaçının hayatındadır bu gizemli sevgili.

Sonra bir an gelir, sizde anlarsınız, sizde zarar verdiğini. halı saha maçlarında sizi nefes nefese bırakıp, boğazınızda acımtrak bir tat almanıza sebep olur, eskisi gibi olmadığınızı fark ettirir. Çok sevdiğiniz, değer verdiğiniz insan, kokusundan, dumanından rahatsız olur, yanından uzaklaştırır sizi, kendinizden utanırsınız.

29 Ekim 2008 Çarşamba

Digitürk'e İnce Ayar


Serdar Kuzuloğlu, Blogların kapanmasına kendi programında yer verip, bunun sorumlusu olan digitürk'e ince bir ayar çekmiştir.

Feysbuk Çılgınlığı


Feysbuk iyidir güzeldir, belki? yararlıdır yada fazlasıyla zararlıdır ama bence tam anlamı ile kişisel haber alma kaynağıdır, magazindir, şok haberdir, hatta tamamiyle insanları tanımak ve tanıtmak için kurulmuş bir aparattır.
Çok az kişi tanırımki feysbuk'u olmasın ve yine malesef, çok az kişi tanırım ki feysbukta kendini gösterme çabasında olmasın. Hi5 ve benzeri sitelere üye olmamama ramen, ilgimi çekti bu feysbuk denilen ortam. Girer kayıt olurum, resim falan eklemem, zaten kimse beni görmez, istediğime bakar görürüm, sosyal bir ortam demişlerdi, kendine çeki düzen ver lan! derken, bir baktım ki feysbukcu olmusum. Resimlerim taglanmış, en son 5 sene önce gördüğüm adam, yeni imajıyla karşıma çıkmış, hatta resimlerime yorum yazmıştı.
Aplikaşınlar ilk günden ilgimi çekti, ekledikce ekledim, corbadır, vampirdir, dinazordur derken kendimi flash oyunların içinde buldum, ilkokulda tasoda beni yüten adamdan Pac-Man'de daha fazla skor yapmak nedense bana haz veriyordu. Bir yarıştı, bir kargaşaydı frenslerim ve benim aramda geçen, ben rekor kırıyordum, ardından başkası kırıyordu ve bu böyle gidiyordu, kendini ıspatlama çabasıydı sanki, iddalaşmaydı. Göz sağlığımın bozulduğunu hissettiğim an bıraktım bu oyun işini, aplikaşınları silmeyide öğrenmistim, sorun çözülmüştü benim için, artık feysbuk'a girdiğimde görmüyordum abdullahın benden fazla skor yaptığını.
İlerleyen günlerde, birçok anket gelmeye başladı, "Arkadaşınız geçmiş hayatta ne olduğunu öğrendi, leoparmış, sizde ne olduğunuzu öğrenmek için testimize katılın." testi yapan kişinin "Ayı" çıkması gerektiğine inandığım için, bana inandırıcı gelmedi ve bir şekilde bıraktım bu çılgınlığı.

Radyo

Sisteminizde Flash Player 10 kurulu değil :(